Fabricio

Fabricio ve transfer parametreleri

İsmi Beşiktaş’la anılmaya başladığı günden bu yana, Beşiktaşlıların çoğunluğu Fabri (Fabricio Agosto)’nin transfer edilmesine karşı çıkıyor. Ben de bu çoğunluğa dahil olanlardanım. Peki neden? Kendi adıma bunun gerekçelerini belirtmek istiyorum.

Her şeyden önce taraftar artık kaleci pozisyonuna alınacak ismin kalite ve performans anlamında ‘net’, şüpheye/tereddüte mahâl bırakmayacak bir isim olmasını istiyor. Bunun sebebi de geçmişte bu mevkiye yapılan başarısız, hatta fiyasko transferler.

Futbolda “atanın ve tutanın sağlam olacak” diye klişeleşmiş çok doğru bir söz vardır, Beşiktaş’ı yönetenlerin yıllardır bir türlü içselleştiremediği. Her transfer döneminde mutlaka ‘ucuz olsun’ mantığıyla, eldekilerden kalite olarak pek farkı olmayan bir kaleciyi tutup kolundan getirirler. Ancak bu tercihlerinin her sezon sonunda hüsrana sebebiyet verişinden bir türlü ders almazlar, aynı hataları ertesi senelerde defalarca tekrarlar…

2006-2007 sezonunun başında Oscar Cordoba’yla yollar ayrıldı ve Beşiktaş o ayrılığın ardından geçen son 10 sezonda tam 11 kaleci transferi yaptı (10 milyon Euro’ya yakın da bonservis/kiralama bedeli ödedi):

• Vedran Runje       (2006/2007 – Yıldırım Demirören)
• Hakan Arıkan       (2007/2008 – Yıldırım Demirören)
• Rüştü Reçber       (2007/2008 – Yıldırım Demirören)
• Atilla Özmen        (2007/2008 – Yıldırım Demirören) *Kiralık
• Ramazan Özcan  (2009/2010 – Yıldırım Demirören) *Kiralık
• Cenk Gönen         (2010/2011 – Yıldırım Demirören)
• Allan McGregor   (2012/2013 – Fikret Orman)
• Günay Güvenç     (2013/2014 – Fikret Orman)
• Tolga Zengin        (2013/2014 – Fikret Orman)
• Denys Boyko        (2015/2016 – Fikret Orman)
• Fabricio Agosto   (2016/2017 – Fikret Orman)

Böyle bir sirkülasyonu Avrupa’da başarılı olmuş (ve bunu sürekli hale getirmiş) hiçbir büyük ya da büyüme eğilimindeki kulüpte görmeniz mümkün değil. Çünkü sezon başına 1 kaleci (ki bunlar da çoğunlukla birinci kaleci pozisyonu için düşünülen isimler) transferi yapan kulübün uzun vadede başarılı olması mümkün değil.

FABRİ’NİN TRANSFER PARAMETRELERİ NELERDİR?
Fabri’nin ismi ilk olarak Cenk Gönen’in Galatasaray’a gidişi sonrasında, kaleci antrenörümüz Jose Sambade’nin önerisiyle Ağustos 2015’de bizimle anılmaya başlamıştı. Sakatlandı. Ocak’ta tekrar gündeme geldi. Sakatlığı tam anlamıyla geçmeden antrenmanlarda kendini zorladığı için tekrar sakatlandı. Tüm bunlara rağmen Şubat 2016’da İspanyol basınında Beşiktaş’la 3 yıllık sözleşme imzaladığı iddia edildi. Sezon boyunca hiçbir maçta forma giymedi.

Transferlerin belirli bir değerlendirme aşamasından geçmesi, gerekçelerinin akla ve mantığa uygun olması gerekiyor. Fabri’de bunları görmek -en azından kendi adıma- pek mümkün değil. Neden?

YAŞ: Fabri 28 yaşında (6 ay sonra 29 olacak) bir oyuncu. Yani genç ve gelişime açık, ileriye dönük bir isim değil. Kariyerinin sonlarına yaklaşmaşmış bir oyuncu.
KARİYER: Dokuz sezondur profesyonel futbol oynuyor. Ve kariyeri boyunca oynadığı maç sayısı 101 (Aynı yaştaki Costil 293 maç oynamıştır, neredeyse 3 katı). Bir başka deyişle, sezonda ortalama 11 maç oynayan, kariyerinin büyük bölümünü yedek kulübesinde geçiren bir kaleci.
KALİBRE: Oynadığı kulüpler Real Valladolid, Recrativo Huelva, Real Betis ve Deportivo. Yani şampiyonluk mücadelesi veren, Avrupa kupalarında boy gösteren kulüplerde değil, küme düşmeme mücadelesi veren takımlarda oynamış bir kaleci.
SAKATLIK GEÇMİŞİ: Geçtiğimiz sezon üst üste 2 defa çapraz bağ kopardı. Nasıl döneceği belli değil (aynı sakatlığı yaşayan Tolgay ve Rhodolfo örnekleri var önümüzde). Geçmişte de kariyerini tehdit eden bir omuz sakatlığı geçirmiş ve bunun kronik olduğu söyleniyor (kronik kısmı şu an itibariyle dedikodu, habere/rapora denk gelmedim). Ek olarak 10 yıl boyunca kaval kemiğinde bir kırıkla oynamış, farkında olmadan.

Geldiğimiz noktada bu transferin sorgulanmaması ve eleştirilmemesi imkansız bir olay. Transferin gerekçeleri, transferi gerçekleştiren kişiler tarafından kamuoyuna tek tek açıklanmak zorundadır. Yalnız bu gerekçeler Önder Özen’in Dany transferinde yaptığı gibi (Bütçe uygunluğu: Bonservis ödemedik, oyuncunun motivasyonu: Beşiktaş’ta oynamaya istekli vs. tarzında) içi boş değil, doyurucu olmak zorundadır. Zira halihazırda bonservissiz/cüz-i rakamlara alınabilecek, Beşiktaş’ta oynamaya istekli birçok kaleci var piyasada. Fabri’yi bunlardan farklı kılan nedir?

Gerekçeler açıklanmadıkça ve doyurucu olmadığı takdirde ortaya çıkacak spekülasyonlardan kimsenin yakınmaya hakkı yoktur. Bu noktada sorulması ve cevaplanması gereke bazı sorular var:

• Onca opsiyon varken neden Fabri transfer edilmiştir?
• Scout ekibi Fabri’yi izlemiş midir? (14/15 sezonu haricinde düzenli oynadığı bir sezon yok La Liga’da) Yoksa sadece Sambade’nin önerisinden hareketle mi bu transfer yapılmıştır?
• Transferde Sambade’nin etkisi nedir?
• Transferde Şenol Güneş’in isteği ne derecededir? Fabri ismi Şenol Güneş’in “alınabilir” dediği kaleciler listesinde kaçıncı sıradadır? (Şenol Güneş Mayıs ayında Aspor’da katıldığı program’da Fabri için “Çapraz bağlarından sakatlanmasaydı sezon başında onu alacaktık. O gün bizim için iyi bir kaleciydi. Ancak sakatlıktan sonra ne vereceğini bilmiyoruz” demişti. Tereddütleri sürüyor mu? Fikri değişti mi? Değiştiyse hangi sebeplerden ötürü? Değişmediyse, Şubat ayında imzalandığı iddia edilen kontrat sebebiyle mi bu transferi yapmak zorunda kaldık?)

NE YAPILMALIYDI?
Kaleci hataları sebebiyle iki sezondur Club Brugge ve Sporting Lizbon facialarını yaşayarak Avrupa’ya veda eden Beşiktaş takımı ve taraftarlarının kaderi, 7 sezon aradan sonra boy göstereceği Şampiyonlar Ligi’nde Tolga Zengin ve Fabri’nin ellerine bırakılmamalıydı.

Alınan isim çoğunluğun beklentilerini karşılayacak, şüpheye düşürmeyecek, sezon içinde fark yaratacak bir kaleci olmalıydı. Ancak Beşiktaş Yönetimi, yine geçtiğimiz yıllardaki gibi ‘idare etsin yeter’ mantığında kaleci transferi yaptı. Fabri transferi de tıpkı öncekiler gibi ‘ya tutarsa’ transferidir. Tutmazsa, birkaç ay konuşulup üstü kapatılacak, unutulacak ve yeni bir isim alınacak. Tutarsa (ki inşallah tutar), bugün bu transferi sorgulayan ve eleştirenler ileride “Siz bu adam alındığında yönetim ve hocayı eleştirmiştiniz” denilerek tenkit edilecek.

Hiç umudum yok ancak umarım kulübümüz için hayırlı/yararlı bir transfer olur, bizler yanılır ve tenkit ediliriz.

Takip Et

Muhammet ATMAR

28 yaşında, Beşiktaş faşisti, İzmir sevdalısı, Atatürk Üniversitesi RTS mezunu, @MedyaBesiktasTV imtiyaz sahibi, atanamayan muhabir.
Takip Et

Latest posts by Muhammet ATMAR (see all)

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir